Sansürdür bunun adı, ambargodur, skandaldır. Üniversitenin böyle bir şeyi yapmasını bırakın, düşünmesi bile utanılacak bir durumdur.

Akdeniz'in gururu olan Akdeniz Üniversitesi'ni bugüne kadar yapılan bilimsel çalışmalarıyla tanıyor ve yüz akı başarılarıyla övünüyorduk. 

Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite ile ilgili haberleri ve yazdığımız köşe yazılarını beğenmiyor, Gün Haber’e ambargo uyguluyor.

Bir rektör düşünün, Basın Müşavirini çağırıyor, Büyükşehir Belediye Başkanının sağlık durumu ve üniversitenin faaliyetlerini bildirme diyor.

YAZILAN İDDİALAR

Yazar arkadaşım Dursun Gündoğdu'nun hangi konularda neler yazdığına bakalım:

-Üniversitede liyakata dikkat edilmeden yapılan atamalar.

-Rektörün, eşi, iki kardeşi ve iki yengesinin üniversitede görev yapması.

-Kardeşlerinden birini hastane başhekim yardımcısı olarak ataması.

-FETÖ’den 6 yıl hapis cezası alan eski Rektör İsrafil Kurtcephe’nin eski kadrosundan çok sayıda kişinin tekrar yönetime getirilmesi.

-Biri rektör yardımcısı 3 akademiysen tarafından kurulan özel şirketin ürettiği yazılımların üniversitede kullanılması.

-Öğrencilerin bu yazılımdan şikayetleri.

NASIL ANLATACAKSIN

Akdeniz Üniversitesi Basın Müşaviri Sibel Aksoy’un sözleri ilginç:

 ‘Rektör hoca, Gün Haber’e artık haber geçme diye talimat verdi.” 

Bir gazeteci, demokratik olmayan ve yasal bir dayanağı bulunmayan kararı, yüzü kızarmadan Dursun Gündoğdu'ya söyleyebiliyor. 

Arkadaşım Gündoğdu, bu amborgoyu ve sansürü sosyal medya hesabından şöyle duyurdu:

"BU KARARINIZI ÜNİVERSİTENİZDEKİ GELECEĞİN GAZETECİLERİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE NASIL ANLATACAKSINIZ?"

Gündoğdu şöyle yazıyor:

"Yıllarca belediyeler dahil çok sayıda kurum ve kuruluş hakkında istemedikleri yazılar yazdım. Hiç biri haber akışını kesmedi. Basın Müşaviri Sibel Aksoy yıllarca cemiyet yönetimlerinde görev yapmış bir gazeteci. Onun bu kararı iletmesi beni daha çok üzdü."

REKTÖR İSTİFA ETSİN

Modern görünümlü sansürcü anlayışa sahip rektörün personeline verdiği sözlü emir bir utanç ifadesidir. Hiç inanmak istemiyorum.

 Bu kafa yapısına, böyle bir zihniyete, keyfi sansür hakkını kendinde gören anlayışa sahip bir üniversite, enkazın altında kalmıştır.

50 yıllık gazeteciyim. Gazetecilik yaşamımda bir üniversitenin böyle bir karar aldığını ilk kez Antalya'da duydum, okudum, tanık oldum. 

Utandım, yüzüm kızardı. 

Bir medya kuruluşuna yapılan ve "haber alma özgürlüğünü" engelleyen bu utanç kararını tüm varlığımla kınıyorum. Yazıklar olsun. "Sansürcü Rektör istifa et" diyorum.